﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın, kadınca, kadınlara özel &#187; evlilik</title>
	<atom:link href="/ask/evlilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kadinlariz.com</link>
	<description>moda, güzellik, zayıflama, diyet, saç bakımı, makyaj, cilt bakımı, aşk, doğum, hamilelik, bebek ve çocuk bakımı, magazin, evlilik, gelinlik, astroloji, burclar, kadın hastalıkları, estetik, şifalı bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jan 2015 16:13:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>boşanmadan önce lütfen okuyun</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanmadan-once-lutfen-okuyun.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanmadan-once-lutfen-okuyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2013 01:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı bir boşanma hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ders alınacak boşanma hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[eşinizden boşanmadan önce düşünün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=21808</guid>
		<description><![CDATA[
İLGİNÇ BİR BOŞANMA HİKAYESİ BOŞANMADAN ÖNCE DURUN BİR DÜŞÜNÜN
Yıllar evlilikleri ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="/ask/evlilik/bosanmadan-once-lutfen-okuyun.html/attachment/bosanmadan-once-okuyun" rel="attachment wp-att-21809"><img src="/wp-content/uploads/2013/03/bosanmadan-once-okuyun-192x200.jpg" alt="" title="bosanmadan once okuyun" width="192" height="200" class="alignleft size-large wp-image-21809" /></a></p>
<p><strong>İLGİNÇ BİR BOŞANMA HİKAYESİ BOŞANMADAN ÖNCE DURUN BİR DÜŞÜNÜN</strong></p>
<p>Yıllar evlilikleri yıpratıyor. Eşler sevgiyi bir başkasında arayabiliyor. Artık alışkanlık haline gelen evlilik hikayesi bitme noktasına geldiğinde en çok etkilenense çocuklar oluyor. Eğer evliliğiniz iyi gitmiyorsa, bir başkasını seviyorsanız ve boşanmak istiyorsanız lütfen bu yazıyı okuyun..</p>
<p>Bu akşam eve geldiğimde Eşim Akşam yemeğini servis ediyordu. Elini tuttum ve ona söyleyeceğim şeyler olduğunu söyledim. Masaya oturdu ve sessizce yemeği yemeye &#8230;başladı. Ve yine Gözlerinde o korkuyu gördüm.</p>
<p>Bir an da kasıldım ağzımı açamıyordum ama düşüncelerimi söylemem lazımdı. Ben boşanmak istiyorum. Sinirlenmedi Sözlerime karşılık vermedi, sadece sebebini sordu.</p>
<p>Bir cevap veremedim ve buna çok sinirlendi elinde ki Çatal Bıçakları fırlattı. Bana bağırdı ve Adam olmadığımı söyledi. Bu akşam tek kelime konuşmadık. Eşim bütün Gece ağladı. Farkındaydım Evliliğimiz ne olacağını merak ediyordu, ama onu tatmin edecek bir şey söyleyemeyecektim. Ben Jane&#8217;e aşık oldum, eşimi sevmiyorum artık.</p>
<p>Bu vicdan azabıyla bir Evlilik sözleşmesi hazırladım, Evi, Arabayı ve Şirkettin 30% ona verecektim. Sözleşmeye kısa bir süre baktı ve yırttı. 10 yıl hayatımı paylaştığım bu Kadın bana yabancı olmuştu. Onun harcadığı zamana ve enerjiye üzülüyordum, ama geri dönemezdim, Jane&#8217;e çok aşık olmuştum. Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bu benim beklediğim bir tepkiydi. Onun ağlaması benim hafiflememe sebep olmuştu. Bir süredir aklımdan geçiriyordum boşanmayı, bu fikir bende saplantı haline gelmişti ve şimdi bu duyguyu daha da güçlü hissediyordum ve doğru karardı.</p>
<p>Bir sonra ki akşam eve geç gelmiştim ve Eşimi Masada yazı yazarken gördüm. Çok uykum vardı ve Akşam yemeğini yemeden uyumaya gittim. Jane ile geçirdiğim o kadar saat beni yormuştu. Bir ara uyandım ve onu hala yazı yazarken gördüm Masa da. Ama bu benim Umurumda değildi ve başımı çevirip uyumaya devam ettim. .</p>
<p>Ertesi sabah bana Şartlarını yazı halinde sundu. Benden hiç bir şey istemiyordu, sadece boşanmamızı ilan etmek için 1 ay müsaade istedi ve bu zamanda normal bir Aile gibi davranmamızı istedi. Bunun sebebi Oğlumuzun 1 ay sonra Sınavların olması ve bu dönemde ona bu yükü bindirmemekti. Bu kabul edilebilinir. Bir şey daha vardı, benden onu Evlilik Gecesinde onu kapıdan içeriye nasıl taşıdığımı hatırlamaktı, ve 1 ay boyunca her sabah onu Yatak odasında Kapıya kadar taşımamı istedi. Kafayı yediğini düşündüm, ama son günlerimizin iyi geçmesi acısından, kabul ettim.</p>
<p>Sonra bu şartlardan Jane bahsettim, yüksek ses ile gülüp bunun çok saçma olduğunu ve eninde sonunda Boşanmayı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.</p>
<p>Eşimle boşanma konusunu açtığımdan beri Fiziksel temasta bulunmadık. Bu sebepten ilk gün onu kucağıma alıp kapıya götürdüğümde tuhaf bir duygu yaşadım. Oğlumuz arkamızda duruyordu ve alkış yapmaya başladı &#8216;Babam Annemi kucağında taşıyor&#8217; bu onu çok sevindirmişti, Sözleri canımı acıtmıştı&#8230; Yatak odasından Evin Kapısına kadar 10 metre taşıdım. Eşim gözlerini kapattı ve kulağıma&#8217; Oğlumuza boşanmamızdan bahsetme&#8217; diye fısıldadı. Bende başımı öne eğerek tamam dedim, ve içime bir üzüntü çöktü. Kapı önünde onu bıraktım Eşim Otobüs durağına gitti ve onu İşe götürecek olan Otobüsü bekledi. Bende tek başıma Ofise gittim.</p>
<p>2. Gün bu oyunu oynamak bize daha kolay gelmişti. Eşim başını Göğsüme yasladı, ve onun kokusunu duydum. Birden Eşime uzun süredir bakmadığımı anladım. Ve onun Evlendiğim zaman ki kadar Genç olmadığını fark ettim. Yüzünde hafif çizgiler oluşmuş saclarına ak düşmüştü. Gecen yıllar öylesine yanından geçmemişti, O an kendime ona bununla neler yaptığımı sordum.</p>
<p>4. Gün onu kucağıma aldığımda bir güven duygusu yaşadım. Bu bana Hayatının 10 yılını Hediye eden Kadın.</p>
<p>5. Gün bu güven duygusu daha da büyümüştü. Bundan Jane bahsetmedim. Günler geçtikçe onu taşımak daha da kolaylaşmıştı, belki de bu sayede yaptığım antrenman dan dolayıdır bu.</p>
<p>Bir Sabah onu ne giyeceğini düşünürken izledim. İsyan ederek her gün kıyafetlerin biraz daha bol geldiğini söyledi. Birden onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini fark ettim. Demek ki onu her sabah daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu. Birden yüzüme yumruk gibi vurdu. Bu kadar Acıyı ve Üzüntüyü Kalbinde taşıyordu. Farkında olmadan başını okşadım. O an Oğlumuz da geldi ve &#8216; Baba Annemi taşıman lazım &#8216; dedi. Bu hayatımızın bir parçası olmuştu, Babasının Annesini odadan Kapıya taşıması. Eşim Oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Ben başımı cevirdim, son anda kararımdan vazgeçmek istemiyordum. Onu kucağıma aldım ve Yatak odasından Kapıya kadar taşıdım. Elini enseme koymuştu ve ben onu sıkı sıkı tutmuştum. Tıpkı Evlendiğimiz gün gibi.</p>
<p>Artık Huzursuzlaşmıştım bu kadar kilo vermesinden. Son Gün onu kucağım da taşıdığımda hareket etmedim. Oğlumuz okuldaydı ve Eşime Hayatımızda ki yakınlığın ne kadar eksildiğini söyledim. Ofise gittim arabadan fırladım kapıyı kilitlemeden bunun için zaman yoktu. Her anın kararımı değiştirmesinden korkuyordum ve Merdiven den yukarı koştum, yukarı varınca Jane kapıyı actı. Ona Karımdan boşanmayacağımı söyledim</p>
<p>Şaşkın bir ifadeyle elini anlıma koydu ve &#8216; Senin ateşin mi var&#8217; diye sordu. Üzgünüm Jane ama ben artık boşanmak istemiyorum dedim. Evliliğimizin renksiz kalması sevgi eksikliğinden değil, birbirimizin değerini unuttuğumuzdan dı. Şimdi aklıma geldi ki, ona Evlendiğimiz Gün kapıdan içeri taşıyınca ömrümün sonuna kadar Sadakat yemini verdiğimi&#8230;&#8230;.. Jane olayı anlayınca yüzüme bir tokat attı ve kapıyı kapatarak ağlamaya başladı. Hemen aşağı koşup ilk Çiçekçiye gidip Eşime bir Buket çiçek aldım, üzerinde ki Karta da&#8221;&#8217;seni her Sabah hayatımın sonuna kadar taşıyacağım&#8221;&#8221; .</p>
<p>Eve vardığımda yüzümü bir gülümseme kapladı, elimde Çiçeklerle yatak odasına gittim ve Eşimi yatağın üstünde Ölü buldum. Eşim aylardır Kanser ile savaşıyordu ve ben Jane ile ilgilenmekten bunu fark etmemiştim. Fazla yaşamayacağını bildiği için, beni Oğlumun bana negatif tutumundan korumaya çalışmıştı . En azından Oğlumun gözünde iyi bir Eş olarak kalmamı istemişti.</p>
<p>İlişkide ki küçük şeylerdir önemli olan. Villalar, arabalar çok paralar değil . Bunlar hayatı kolaylaştırır ama asla Mutluluğun temeli olamazlar.</p>
<p>İlişkine zaman ayır ve ilişkinin güven ve huzur anlamına gelecek şeylere meşgul ol.</p>
<p>Mutlu bir beraberlik yaşa.<br />
alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanmadan-once-lutfen-okuyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mutlu evliliğin sırları</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/mutlu-evliligin-sirlari.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/mutlu-evliligin-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 23:48:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğin yıllarca mutlu olması için]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte mutlu olmanın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[iyi evliliğin sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu evliliğin sırları]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu evlilik için ne yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu evlilik için yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=18179</guid>
		<description><![CDATA[
MUTLU EVLİLİĞİN 10 ALTIN KURALI
Evliliklerin çok kısa sürdüğü günümüzde yıllarca ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="/ask/evlilik/mutlu-evliligin-sirlari.html/attachment/mutlu-evliligin-sirlari" rel="attachment wp-att-18180"><img src="/wp-content/uploads/2011/10/mutlu-evliligin-sirlari.jpg" alt="" title="mutlu evliligin sirlari" width="300" height="225" class="alignleft size-full wp-image-18180" /></a></p>
<p><strong>MUTLU EVLİLİĞİN 10 ALTIN KURALI</strong></p>
<p>Evliliklerin çok kısa sürdüğü günümüzde yıllarca mutlu bir evlilik için yapılması gerekenleri merak edenler için iyi evliliğin sırlarını araştırdık. 15 yıllık evli bir anne olarak bende kendi tecrübelerimi katarak yazdığım bu makale umarım sizlere de yardımcı olacaktır. Evlilik gerçekten yürütülmesi zor bir gemi gibidir. İki genç birbirini çok sever, aylarca hatta yıllarca flört ederler ve sonunda evlenirler. Birbirini çok seven ve mutlu bir flört dönemi yaşayan gençler evlendikten sonra anlaşamazlar. Çünkü iki yabancı insanın aynı evi ve hayatı paylaşması ve anlaşması inanın çok zordur. Özellikle günümüzdeki evliliklerin kısa sürmesinin nedeni tahamülsüzlüktür bence. Evlilik sabır ve emek ister. </p>
<p>1) Evli çiftlerin arasında bazı anlaşmazlıklar olabilir. Ancak önemli olan, tarafların aynı zamanlarda çok sinirli hareket etmemeleridir. Eğer eşiniz sinirliyse siz alttan alın. Haklı olsanız bile ortamın sakinleşmesini bekleyin. Eğer çiftler aynı anda sinirlenip birbirlerine bağırırsa sorunlar büyüyecektir. Üstelik isteklerimizi anlatmamızda bir o kadar zor olacaktır. sabırlı olup sakinleştikten sonra tatlı bir dille konuşmak sorunları halleder ve isteklerinizde gerçekleşir.</p>
<p>2) Eşinizle tartışma esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir. Hiçbir koşulda, eşinize karşı sesinizi yükseltmeyin. Sevgiden önce aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz, uzun yıllar süren mutlu bir evliliğiniz olur.</p>
<p>3) Elbette eşinizin birtakım hareketlerini beğenmeyebilirsiniz, bu çok doğaldır. Bazı haraketlerinden hoşalnmadığınızı ona yumuşak ve tatlı dille söylemeniz daha etkili olacaktır. Örneğin; Şu hareketinden nefret ediyorum değil de, canım bence bu haraket sana hiç yakışmıyor diyebilirsiniz. bu hitap daha etkili ve yerinde olacaktır.</p>
<p>4) Eşinizle tartıştığınız bir konuda üstün çıkmaya çalışmak size bir şey kazandırmaz. Eğer tartışmayı mutlaka birinin kazanması gerekiyorsa, bırakın eşiniz kazansın. Aşkın bir iktidar savaşı olmadığını bilerek hareket edin. Tartışmayı kimin kazandığı ya da kaybettiğinin çokta büyük bir önemi yoktur aslında. </p>
<p>5) Geçmişte yaşananların artık çok gerilerde kaldığını ve önemli olan şimdi yaşananlar olduğunu hiç unutmayın. Hiçbir zaman geçmişte yapılan hataları eşinize hatırlatmayın. Bir tartışmada, birdenbire konuyla ilgili ya da ilgisiz, eşinizin eskiden yaptığı bir hatayı gündeme taşımayın. Geçmişi hatırlatmanın bir faydası olmayacağı gibi ilişkinizi daha gergin bir duruma getirecektir.</p>
<p>6) Evlilikte tüm zamanlar birlikte geçirilecek diye bir kaide yoktur. Birbirinizden farklı hayatlarınız olabilir, eşiniz maça giderken siz de eski kız arkadaşlarınızla dışarı çıkabilirsiniz. Ama bir plan yaparken mutlaka eşinizin fikrini almalısınız. Eşinizi her şeyden önde tutmalısınız. Ömrünüzü eşinizle birlikte geçireceğinizi düşünerek haraket edin.</p>
<p>7) Yatak odası çiftlerin aşk yuvasıdır ve yatak odasının huzuru önemlidir. Şiddetli bir kavga etmiş olsanız da yatak odanıza, dolayısıyla yatağa asla dargın girmeyin. Yatmadan önce mutlaka tüm sorunlarınızı halledin. Yatak odanız, sizin için özel bir dünyadır. O odaya sorunlarınızı taşımayın.</p>
<p>8 ) Evlilikte iltifat çok öenmlidir. Gün içinde en azından bir kere hayat arkadaşınıza güzel bir söz söyleyin. Dünyadaki birçok kişinin onu çekici bulması bir yana, asıl önemli olan sizin ne düşündüğünüzdür. Eşinize güzel sözler söylemek onu size daha çok yaklaştıracaktır.</p>
<p>9) Özür dilemek önemli bir ayrıntıdır. Eğer yanlış bir şey yaptıysanız, bunu itiraf edin ve özür dileyin. Tabiki nasılsa özür dilerim diye düşünerek hataların tekrarı olmaz. Fakat istemeyerek bir hata yapmışsanız özür dilemeyi bilmelisiniz.</p>
<p>10) Bir söz vardır bilirmisiniz suç yuvarlaktır ne tarafa itersek o tarafa gider. Bir sorun olduğunda suç iki taraflıdır unutmayın. Bir düşünün bakalım tartışmalarınız neden çıkıyor? Acaba sadece karşı tarafı suçlamak ne kadar gerçekçi? Sizin hiç mi payınız yok tartışmalarda. Elbette ki vardır. İşe ilk olarak, bunu itiraf etmekle başlayın isterseniz. Kendinizi eleştirmekten korkmayın. Bir sorun olduğunda önce kendi hatalarınızı düşünmek sorunun daha kolay çözülmesini sağlayacaktır. </p>
<p>Mutlu bir evliliği yıllarca sürdürmek istiyorsanız, eşinizle ömür boyu birlikte güzel bir hayat geçirmek istiyorsanız bu 10 altın kural size yardımcı olacatır. Unutmamanız gereken saygı olmadan sevgi olmaz, asla saygınızı yitirmeyin. Sabırlı olmak bir fazilettir, sabırlı olun. Yuvanızın huzuru önemlidir, evliliğinize emek verin. Unutmayın ki hiçbir insan dört dörtlük ve kusursuz değildir. Hep şunu düşünün en iyi eş benim eşimdir. Sevgiyle mutlu kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/mutlu-evliligin-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>akraba evliliği ve sakıncaları</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/akraba-evliligi-ve-sakincalari.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/akraba-evliligi-ve-sakincalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 21:31:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği kan uyuşmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği nedir]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği testi]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği ve sakıncaları]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliğinde sakat çocuk olma olasılığı]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliğinin olumsuz sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliğinin sakıncaları]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliğinin sakıncaları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliğinin sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[genetik hastalıkların zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kimler evlenmez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=8892</guid>
		<description><![CDATA[
AKRABA EVLİLİĞİ NEDEN SAKINCALIDIR
Akraba evliliğinin sakıncalarını, doğacak çocuklar için çok ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-8891" href="/ask/evlilik/akraba-evliligi-ve-sakincalari.html/attachment/akraba-evliligi"><img class="size-full wp-image-8891 alignleft" title="akraba evliligi" src="/wp-content/uploads/2010/10/akraba-evliligi.jpg" alt="" width="213" height="304" /></a></p>
<p><strong>AKRABA EVLİLİĞİ NEDEN SAKINCALIDIR</strong></p>
<p>Akraba evliliğinin sakıncalarını, doğacak çocuklar için çok riskli bir durum olduğunu genelde herkes bilir. Peki nedir akraba evliliği, kimler risk altındadır bir bakalım.</p>
<p>Aynı soydan gelen kişilerin yaptığı evliliğe akraba evliliği denir. Akrabalık; anne soyundan gelebileceği gibi baba soyundan da gelebilir. Her ikisi de aynı derecede önemlidir. Anne veya babalarından biri kardeş olan bir çiftin yaptığı evliliklere<strong> 1.DERECE AKRABA EVLİLİĞİ </strong>(Kuzen Evlilikleri) denir.</p>
<p>Büyükanne veya büyükbabalarından biri kardeş olan çiftlerin yaptığı evliliklere ise <strong>2.DERECE AKRABA EVLİLİĞİ </strong>(Torun Evlilikleri) denir.</p>
<p>Ülkemizde her beş evlilikten birini oluşturan akraba evliliklerinde özürlü çocuk doğma riski yüksektir. Türkiye’de evliliklerin yüzde 20&#8242;sini oluşturan akraba evliliklerinde özürlü çocuk doğma riski iki katına çıkıyor. Bu yüzden akraba evliliği yapmayı planlayan çiftlere evlenmeden önce muhakkak genetik danışmanlık almaları öneriliyor. Uzmanlar toplumda yüzde 2-4 olan özürlü çocuk oranının akraba evliliği yapanlarda yüzde 4-8&#8242;lere çıktığını belirtiyor. Akraba evliliği yapacak çiftlere evlilik öncesi veya gebelik öncesinde genetik danışma almalarının büyük önem taşıdığına dikkat çekilmelidir. Danışan kişilere öncelikli olarak ayrıntılı olarak bir soy ağacı çıkarılıyor. Soy ağacında ailede herhangi bir anormalik zeka kusurudüşükler ve ölü doğumlar tespit edililiyor ve daha önce ailede bu hastalıklar görünmüşse risk daha da artıyor.</p>
<p>Türkiye gibi akraba evliliklerinin yoğun olduğu ülkelerde sakat bebek doğumları çok sık görülmektedir. Uzmanlar akraba evliliklerinin büyük bir bölümünün aile baskısından kaynaklandığını söylüyorlar. Bu tür evlilikler yüzünden sakat doğum olayların yaşandığına dikkat çeken uzmanlar vatandaşların bu konuda aydınlatılması gerektiğini söylüyorlar. Akraba evliliklerin görülmesinin sebepleri arasında genellikle aileye ait mal varlığının dağılmamasıaile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı korumak akrabaların evlilik ve sosyo ekonomik beklentilerinin aynı olması ve karşı cinsle rahat iletişime girememe gibi etkenler sayılabilir. Akrabalar arasında yapılan evliliğe endogami denilmektedir.</p>
<p>Her insanda 23 çift kromozom vardır. Her bir çift kromozomun bir tanesi anneden diğeri babadan gelmektedir. Kromozomlarkalıtımımızla ilgili olan DNA’yı içerir. DNA’nın fonksiyonel ürün kodlayan bölümler ise gen denir.</p>
<p>Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden gelen atalarımızın bize hediye ettiği genetik kalıtımla yaşama başlamaktayız. Vücudumuzun büyüyüp gelişmesi ve çalışması genlerimizin kontrolü altındadır.</p>
<p>Yaşamın temel taşı olan genler bir DNA molekülünündeki belirli bir özellik içeren kesitine verilen addır. Her bir gen ya da birkaç gen kümesi bizdeki bir özelliğin bilgisini içerir. Anne ve babadan eşit olarak geçen genlerbizdeki tüm yaşam duvarlarını örer. Genler hücrelerde bulunan kromozomların kısımlarıdır. Dolayısıyla genlerkromozomlarla birlikte çoğalarak hücre bölündükçe yeni hücrelere geçerler. Kişide her genin biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası (aleli) bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuktur ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğuna geçer. Bozuk bir genkişinin bazı vücut işlevlerinin bozulmasına neden olur.</p>
<p>Bir karaktere ait olan özelliğin diğerine baskın olması halinde o karaktere baskın (dominant) gen baskın olmayan gen’e resesif (çekinik) gen denir. Bir karakterin çıkmasıiki aynı gen frekansının karşılaşması demektir. Eğer bir hastalığa ait gen (resesif) anneden aktarılırkenbabadan da aynı (resesif) gen ile karşılaşırsa o hastalık mutlaka doğacak olan çocukta çıkacaktır. Eğeranneden resesif gen babadan da dominant gen karşılaşırsa bu sefer doğacak çocuk da tıpkı anne ve babası gibi hastalığın taşıyıcısı olacak ama o hastalık açığa çıkmayacaktır. Aynı karakterde iki resesif genin karşılıklı gelmesi çekinik alleller sonucu hastalık çıkar. Anne ve babadan iki baskın gen (dominant) alan çocuk (baskın alleller) ise tamamen sağlıklıdır. Dolayısı ileakraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailederesesif genlerin birbirleriyle karşılaşma ihtimalleridaha fazla olacaktır.</p>
<p>Buna örnek olarak kahverengi ve mavi göz renklerini ele alalım. Kahverengi göz rengi dominant gen (baskın) olsun diğeri için de mavi ise (çekinik) resesif gen diyelim. Anne-babadan birinin göz renginin mavi (m)diğerinin kahverengi (K) olduğunu düşünelim. Bebekler anne-babalarından kalıtımla; kahverengi-kahverengi (KK) kahverengi-mavi (Km) mavi-kahverengi (mK) ve mavi-mavi (mm) genler gibi dört ihtimal almış olurlar. İlk üç durumda bebeğin gözleri kahverengi (baskın renk olduğu için) son şıkta ise mavi (çekinik renk olduğu için) olacaktır.</p>
<p>İnsanlar birçok kalıtsal hastalığın genini taşır. Normal aile yapısında da hamilelikte çocuğun hastalıklı doğma olasılığı %25taşıyıcı olma olasılığı %50 genin bozuk kopyasını hiç almamış olma olasılığı ise %25′tir. Akraba evliliklerinde aynı soydan geldikleri için anne ve babanın aynı genin bozuk kopyasını taşıma yani hastalığın taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olduğundan çocuklarında hastalıkların oluşma şansı çok daha fazladır.</p>
<p>İşte akraba ile evlenme zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek frekanslarının çakışması sonucu ortaya çıkma ihtimalini artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Biraz önceki göz rengi örneğinde olduğu gibimavi göz renginin çekinik genleri hem anneden hem babadan gelirse çocuk mavi gözlü olacaktır. Dolayısı ile akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailedezararlı (resesif) genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığı fazla olacaktır. Akraba ile evlenme kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır. Hastalığın çıkmasıiki resesif genin karşılık olarak bir araya gelmesi demektir. Bilindiği üzere resesif genler hastalık taşıyan genlerdir.</p>
<p>Akraba evliliklerindehem annenin hem babanın aynı bozuk geni taşıma ihtimaliakraba evliliği yapmayan diğer kişilere oranla daha yüksek olduğu içinçocuğun da hasta doğma ihtimali normal populasyona göre artmıştır. Bununla beraber düşük ve ölü doğum ihtimali de artmıştır. Ailede genetik dağılım erkek ve kız kardeşlerde genellikle genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Gen ortaklarının oranlarıakrabalık uzaklaştıkça küçülür. Torunlardede ve ninelerin dörtte bir genine sahiptir. Yeğenlerin genleri isegenellikle amca ve halalarınıdayı ve teyzelerinin dörtte bir genine eşittir. Daha uzak akrabalıklarda bu orankardeş çocuklarında olduğu gibi sekizde bire düşmektedir.</p>
<p>Son yıllarda yapılmaya başlanan calışmalar ülkemizdeki kan yakını evlilik oranını %21-40 arasında belirlemiştir. Almanya’da ise bu oran sadece %01- 03 arasındadır.</p>
<p>İlk çağlardan beri yapılan akraba evlilikleri gelişmiş Batı ülkelerinde yüzde birler düzeyinde görülürkenaz gelişmiş Doğu ülkelerinde ve nerede yaşarsa yaşasın izole topluluklarda çok yüksek oranda yapılmaktadır. Örneğin; İngiltere’de %0.56 Hollanda’da %0.36İsveç’te % 0.90 gibi çok düşük düzeyde seyreden akraba evliliği oranı Hindistan’da %20Jamaika’da % 44.44 Kuveyt’te %54.3 oranında görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde yaşamalarına karşın Alman Yahudilerinde %35.80 Amerika’daki bazı izolelerinde %56.60 akraba evliliği oranı saptanmıştır. Günümüzde Batı Toplumlarında zor denecek kadar az olmasına karşın özellikle Asya ve İslam Ülkeleri’nde yüksek oranda akraba evliliğine rastlanmaktadır. Ülkemizde ise Türk Medeni Kanunu’nun yasaklamış olduğu; kardeş-kardeş anne, oğulbaba, kız ve yarım yeğen evlilikleri dışında kalan akraba evliliklerini sıkça görmekteyiz. Zararlı resesif genlerin bir araya gelmesini sağlar genetik hastalıkların görülme sıklığını artıran düşük ölü doğum ve erken bebek ölümlerine neden olan akraba evliliği ile ilgili Dünyada ve Ülkemizde bir çok araştırmalar yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Kan uyuşması çözüm müdür?</strong></p>
<p>Akraba evliliğinde Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızdaki Rh faktörü ile ilgilidir. Yalnızca kadının Rh – erkeğin ise Rh + olduğu durumlarda oluşabilir. Kan gruplarının uyuştuğu hallerde doğum sonrasında çocuklarda kalıtımsal hastalıklar görülmüştür. Erkekte bulunan Rh faktörünün genetik aktarımla ana karnındaki fetüste ortaya çıkması anne ile bebek arasında bir kan uyuşmazlığının ortaya çıkmasına neden olacaktır.</p>
<p>Günümüzde akraba evliliklerinde en çok görülen hastalıklar; zekâ geriliği (fenilketonüri)Akdeniz Anemisi Alzeimer Parkinson Huntington hastalığı ve nöron ölümüdürözürlü ve ölü doğumlar da bu örnekler arasında sayılmaktadır.</p>
<p><strong>Çocuk Doğmadan Önce Kalıtsal Bir Hastalığın Tanısı Konulabilir mi:</strong><br />
Gen analizi de denilen DNA analizi yöntemleriyle artık hamileliğin ilk üç ayında birçok hastalığın tanısı konulabilmektedir. Genetik bilimin gelişmesi ile bazı hastalıklarda daha anne karnında müdahale çalışmaları hız kazanmıştır. Bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü sıvıdan ya da beslenmesini saglayan kordondan alınan sıvıların incelenmesiyle bir anormallik olup olmadığı % 93 oranında kesinleştirilebiliyor. Yapılan testlerdeanne karnındaki bebeğin ense kalınlığı ölçülüyor. Bebeğin ensesinde fazla sıvı birikmesidoğuştan zekâ geriliği anlamına gelen Down sendromunun habercisi olabiliyor. Ayrıca bazı kromozom bozukluklarında ve doğumsal kalp hastalıklarında da bebeklerin ense kalınlığı artıyor. Bu çalışmalar ilerisi için umut veren gelişmelerle devam etmektedir.</p>
<p>Hiçbir anne ve baba dünyaya getirdiği çocuğunun ömür boyu taşıyacağı bir engelle birlikte yaşamasını arzu etmez. Muhakkak ki hiçbir engel isteyerek kasıtlı olarak ortaya çıkmaz. Fakat bir takım ihmaller tecrübesizlikler bilgi eksikliği ve elde olmayan nedenler bu durumu ortaya çıkartıyor. Ve önlenmesi gereken sorunlarla ilgilenilmiyor.</p>
<p>Bunların yanında hastalıklı çocukların topluma ve ailesine getirdiği yük ve sorunlar da çok önemlidir. Hasta çocuğun yaşam kalitesi çok düşük olacak ilaçlara ve çevresine bağımlı olarak yaşayacak belki de toplumdan itilecektir. Hasta çocuğa sahip olan anne baba hem maddihem manevi yük altında kalarak yıpranacaklardır. Mümkün olduğunca akraba evliliğinden kaçınarak çocuğumuzun sağlığıyla kumar oynamayalım.</p>
<p>Akraba evliliği yapan çiftlerin bebekleri doğumda sağlıklı görünse de bu çiftlerin aile içindeki muhtemel bir genetik hastalığın yokluğundan emin olmaları için bebekleri 3-4 yaşına gelene kadar beklemeleri önemlidir. Zira bazı genetik hastalıklar çocuk bu yaşlara gelene kadar kendini belli etmeyebilir.</p>
<p><strong>Bu hastalıkların görülmesindeki en önemli etkenlerden biri akraba evliliğidir. Diğer nedenlerde şunlardır</strong></p>
<p>1 . Kalıtsal Hastalıklar: Anne ya da babanın genetik yapısında baskın olan veya Baskın olmayan bozukluklar sonucu görülür.<br />
2 . Kan uyuşmazlığı: Annenin Rh(-) babanın Rh(+) olması durumunda olur.<br />
3 . Riskli gebelikler: Anne yaşının 17’ den küçük 35’ten büyük olması</p>
<p>4 . Çok doğum (beşten fazla) yapmış olmak</p>
<p>5 . Annede sistematik hastalık (kalpböbrek hast. V.s.) bulunması</p>
<p>6 . Daha önce düşük doğum yapmış olmak.</p>
<p><strong>Annenin hamileliği döneminde karşılaştığı sorunlar:</strong></p>
<p>- Annenin kötü ve yetersiz beslenmesi,<br />
- Annenin sinirsel sıkıntılara maruz kalması,<br />
- Hamilelikte ateşliiltihabi veya döküntülü hastalık geçirmesi,<br />
- Hamilelik süresince kanamalar geçirmesi,<br />
- Annenin doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanması,<br />
- Annenin kazalara travmalara maruz kalması,<br />
- Annenin röntgen ışınına maruz kalması (Röntgen filmi çektirmesi),<br />
- Bebeğin anne karnında yeterince beslenememesi,<br />
- Hamilelik döneminde annenin zehirlenmesi,<br />
- Doğum esnasında karşılaşılan sorunlar.</p>
<p>Genel olarak söylemek gerekirse akraba evliliği mutlaka “sakat bebek” doğacak anlamına gelmez. Akraba evliliği genel populasyonda varolan %2-3&#8242;lük anomalili bebek doğurma riskini yaklaşık olarak iki kat artırıroluşan hastalıklar genellikle bolizma hastalıkları şeklinde olan ve prenatal (doğum öncesi) tanıları oldukça güç olan hastalıklardır.</p>
<p>Bunların yanında hastalıklı çocukların topluma ve ailesine getirdiği yük ve sorunlar da çok önemlidir. Hasta çocuğun yaşam kalitesi çok düşük olacakilaçlara ve çevresine bağımlı olarak yaşayacak belki de toplumdan itilecektir. Hasta çocuğa sahip olan anne baba hem maddihem manevi yük altında kalarak yıpranacaklardır. Mümkün olduğunca akraba evliliğinden kaçınarak çocuğumuzun sağlığıyla kumar oynamayalım.</p>
<p><strong>Akraba evliliklerinin önlenmesi için Anayasa’nın değiştirilmesi öneriliyor</strong></p>
<p>Sakatlıkların yarısı doğuştan Gecekondularda yapılan araştırmaya göreengellilerin yüzde 40′ını akraba evlilikleri sonucu doğumlar oluşturuyor. Teyze çocuklarıyla yapılan evlilikler amca çocuklarıyla evlilikleri geçti Türkiye Kas Hastalıkları Derneği İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Türe Tunçbay Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) Müdürü Prof. Dr. Seval SekinEge Kadın Araştırmaları Derneği’nden Uzman Yeşim Saygılı(EKAD) ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şanslı Şenol’un ortaklaşa gerçekleştirdiği İzmir’deki geniş kapsamlı bir araştırmadahalen ülkemizde engellilerin yüzde 40.5&#8242;ini akraba evliliklerinden olma çocukların oluşturduğu belirlendi.</p>
<p>İzmir’in göç almış merkez ilçelerinde yaşayan ailelerde gen bozuklukları ve akraba evlilikleri sonucu oluşan engelli çocukların durum analizi ve ailelerin eğitimi Ó başlıklı araştırma ile ilgili gazete’ye bilgi veren Prof. Dr. Türe Tunçbay araştırmanın İzmir’in yoğun göç almış bölgelerinde saptanan Konak ilçesinde Selçuk Kocakapı Karşıya ka ilçesinde Onur ve Nafiz Gürman ve Bornova ilçesinin Mevlana mahallerinde 168 engelli ailesiyle anket çalışması yapılarak gerçekleştirildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tunçbay ülkemizde ki engellilerin yarısını doğuştan olanlardiğer yarısını da doğuştan olmayanların oluşturduğunu belirtti. Doğuştan olmayan engellilerin de yüzde 44.6&#8242;sını ateşli hastalıklarınyüzde 35&#8242;ini bilinmeyen nedenlerin yüzde 7.2&#8242;sini trafik yüzde 8.4&#8242;ünü ev kazaları yüzde 4.8&#8242;ini ise iş kazarının yol açtığını bildiren Tunçbaydiğer yüzde 50 oranı oluşturan doğuştan engelliliğe ise akraba evliliği ve gen bozukluğunun neden olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>WHO UYARIYOR</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre gelişmekte olan ülkeler nüfusunun yüzde 10-12&#8242;lik bölümünü engellilerin oluşturduğuna dikkati çeken Tunçbay ülkemizde ki engelli sayısının 6.5- 7 milyon tahmin edildiğini kaydetti. Tunçbay Dünyada her 100 engelliden 4.5&#8242;ni kalıtsal engellilerin oluşturduğunu ifade edereklkemizde ki kalıtsal engelli oranının bu ortalamanın çok üzerinde olduğuna işaret etti.</p>
<p>Son 10 yılda Güneydoğu ve Doğu’dan göçlerin yüzde 30- 35 oranında batıya kaydığını ve bu göç sonucu akraba hısım ve hemşerilerin kentlerde belli bölgelerde toplanarakgelenekörenek alışkanlık ve kültürlerini sürdürmekte ve korumakta olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Tunçbay bunların içinde gençler arasında evliliklerin pek çoğunun da bu gelenek ve göreneklerden kaynaklanan nedenlerle akrabalar arasında yapıldığını ve ülkemizdeki akraba evliliklerinin yüzde 70′ini birinci derecede (kardeş,teyze,dayı,hala,amca) akraba çocukları arasında olduğunu bildirdi.</p>
<p>Bu durumda kalıtımsal geçiş gösteren hastalıkların alınmasının oldukça güç olduğunu anlatan Tunçbay şöyle konuştu</p>
<p>Engelli çocuk doğumunun önlenebilmesi için yakın akraba evliliği yapmış ailelere ve evlenme yaşına gelmiş gençlere bu konuda eğitim verilmesinin ve bilgilendirilmesinin yararlı olacağı açıktır. Ayrıca kadınların taşıyıcı olup olmadıklarının saptanması eğer taşıyıcı ise gebelik öncesinde ve döneminde tıbbi ve eğitsel incelemeler yapılması çok önemlidir. Kalıtımsal geçiş gösteren hastalık belirlendiğinde aile bireylerinin yakın akrabalarının da gözlem altında tutulması gerekebilir. Bu tür ailelerin Genetik Danışma Merkezleri’ne başvurması da sağlanabilir.</p>
<p><strong>SONUÇLAR ÜRPERTİCİ</strong></p>
<p>Tunçbay’ın verdiği bilgiye göre araştırmada dikkati çeken sonuçlar şöyle:</p>
<p>Araştırma kapsamına alınan engelli kişilerin yüzde 40.5′nin ana babaları akrabadır.</p>
<p>- Türkiye genelinde yapılan akraba evliliklerinde yıllarca önceliği baba soyundan amca çocukları evlilikleri alırken son yıllarda amca çocukları arasındaki evlilikler dayı hala çocukları arasında yapılan evliliklerin gerisine düştü. Dayı hala çocukları evliliği araştırmada yüzde 36.8 amca çocuklarının evlilik oranı yüzde 30.9teyze çocukları evliliği ise yüzde 11.8 olarak belirlendi.</p>
<p>- Engelli bireylerin öz annesinin yüzde 17′sinde kendisinde veya akrabalarında engelli bulunmaktadır. Kadınların yüzde 50′sinin ebeveynleri de akraba evliliği yapmışlar ve kardeş çocuklarıyla evlenmişlerdir. Bu engellilerle annenin akrabalık derecesi incelendiğinde yüzde 50′si kardeş çocuklarıdır. Bu akrabalarda en çok yüzde 37 ile bedensel engel görülmekte ve bunu yüzde 22 ile zihinsel engel izlemektedir.</p>
<p>- Öz babalarının yüzde 16&#8242;sında engelli bulunmaktadır. Bu engellilerin yarısı baba ile kardeş çocukları evliliği sonucudur. Engellilerin yüzde 22&#8242;si bedensel yüzde 44′ü zihinseldir.</p>
<p>- Engelli kişilerin yüzde 40&#8242;ının evli kardeşleri vardır. Bunların yüzde 37′sinin akraba evliliği yapmış olmasından çocuklarının yüzde 6&#8242;sı engellidir. Bu bulgular akraba evliliğinin bir gelenek olarak korunduğunu göstermektedir. Her ne kadar tıp bilimleri akraba evliliklerinin sakıncalı olduğunu bazı hastalıkların akraba evliliğinden kaynaklandığını gösterse de bu durum pek çok aile tarafından göz ardı edilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/akraba-evliligi-ve-sakincalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>boşanma sonrası mal paylaşımı</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanma-sonrasi-mal-paylasimi.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanma-sonrasi-mal-paylasimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 01:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılan eşler]]></category>
		<category><![CDATA[boşanan çifler edinilen malları nasıl paylaşır]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma davasında mal rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sonrası mal paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmada mal paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmada mal paylaşımı yeni yasası]]></category>
		<category><![CDATA[türk medeni kanunu boşanmada mal paylaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=8326</guid>
		<description><![CDATA[
YENİ MEDENİ KANUNA GÖRE EVLİLİKTE MAL PAYLAŞIMI
Evliliklerini bitirip boşanmaya karar ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-8325" href="/ask/evlilik/bosanma-sonrasi-mal-paylasimi.html/attachment/evlilikte-mal-paylasimi"><img class="size-full wp-image-8325 alignleft" title="evlilikte mal paylasimi" src="/wp-content/uploads/2010/09/evlilikte-mal-paylasimi.jpg" alt="" width="300" height="279" /></a></p>
<p><strong>YENİ MEDENİ KANUNA GÖRE EVLİLİKTE MAL PAYLAŞIMI</strong><br />
Evliliklerini bitirip boşanmaya karar veren çifler için mal paylaşımı nasıl yapılır. Kanuna göre boşanma sonrası prosedürleri nasıldır. Türk Medeni Kanunu mal paylaşımı şartları:</p>
<p><strong>Yeni Medeni Kanunda dört çeşit mal rejimi vardır</strong>:<br />
a) Edinilmiş mallara katılma<br />
b) Mal ayrılığı<br />
c) Paylaşmalı mal ayrılığı<br />
d) Mal ortaklığı.<br />
Başka bir mal rejimi seçilmediği takdirde, edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerlidir. Diğerleri seçimlik rejimdir.</p>
<p>Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri, tarafların noterde yapacakları bir “Mal Rejimi Sözleşmesi” ile seçilebilir ve ortaklığa girecek mallar burada belirlenir. Ayrıca taraflar evlenme başvurusu sırasında da hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler (madde 205). Bu gibi bir durumda, evlenme başvurusu yaparken kadının neye imza attığını iyi bilmesi çok önemlidir.</p>
<p>Edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli mal rejimi olduğu için, evlilik sırasında herhangi bir sözleşme yapmaya gerek olmaksızın bütün evlilikler için geçerlidir; diğer üç seçenek ile yasaya girmiş olan mal rejimleri ise, eşlerin evllik sırasında veya sonradan seçimi üzerine uygulanabilmektedir.<br />
Edinilmiş mallara katılma rejiminde iki çeşit mal vardır.<br />
<strong>Kişisel mallar</strong><br />
Kişisel mallar bölüşülmeyecek, sadece evliliğin başından beri edinilmiş olan mallar boşanma veya ölüm durumunda eşler arasında eşit olarak bölüşülecektir. Eşler bir sözleşmeyle kişisel mallar listesine ekler yapabilirler. Eşlerden biri, mal devrederek, hediye verip bağış yaparak diğer eşin payını azaltmaya çalışmışsa bile, yargıç paylaştırma yaparken bu malları hesaba katar. Ölüm halinde ise sağ kalan eş önce evlilik sırasında edinilen malların payına düşen yarısını alacak, miras kalan yarım paydan ise diğer mirasçılarla birlikte payına düşeni alacaktır. Ayrıca, sağ kalan eş istediği taktirde, evlilik sırasında oturduğu ev ve kullandığı eşyanın mülkiyetinin kendisine verilmesini isteme hakkına sahiptir.</p>
<p><strong>Bölüşüme girmeyecek olan kişisel mallar:</strong>Evlilik öncesinde edinilmiş mallar<br />
Miras payları<br />
Hibe yoluyla elde edilen şeyler<br />
Manevi tazminat alacakları<br />
Eşlerden birisinin sadece kişisel kullanımına yarayan eşya (giysi, spor aletleri, vs) Bölüşüme girecek edinilmiş mallar:<br />
Çalışarak, emek vererek elde edilen gelirler<br />
Sosyal yardım kuruluşlarından edinilen gelirler<br />
Ödenen tazminatlar<br />
Kişisel malların gelirleri (örneğin miras yoluyla kalmış evin kira geliri)</p>
<p>Edinilmiş malların yerine geçen değerler (örneğin bir evin satılması yoluyla elde edilmiş gelir, ya da sigorta parası) Mal ayrılığı rejiminde her bir eş yasal sınırlar içerisinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Bu kural ilk bakışta kulağa hoş gelebilir çünkü bu durumda herkes neye sahip ise onun sahibi olmaya devam eder. Ama bu durum çoğunlukla kadınların aleyhine işlemektedir. Zira kadınlar para, mal, mülk vb. kendilerine ait olsa bile erkeklerin üzerine kaydetmeye ses çıkarmamakta, çoğunlukla da buna zorlanmaktadırlar. Bu da kadının boşanması durumunda yoksullaşmasına veya bu yoksulluğu yaşamamak için evde şiddete boyun eğmesine neden olmaktadır.</p>
<p>Ayrıca kadın ev dışında çalışmadığı takdirdeki kadınların büyük çoğunluğu evlenmeden önce dışarıda bir işleri olsa bile evlendikten sonra işlerinden ayrılıp bütün vakitlerini evlerine, çocuk ve kocalarının bakımına, temizliğine ve beslenmelerine ayırmaktadırlar erkek dışarıda çalışıp para kazandığı için alınan her şey erkeğin üzerine kaydedilmektedir. Kadının evdeki çalışmasının parasal bir karşılığı olmadığı için bu durum kadının boşanma durumunda, hiç bir şeye sahip olmadan, ömür boyu bedavaya çalışmış olması, ayrıca<br />
Türkiye koşullarında hiçbir sosyal güvencesi kalmaması anlamına gelir.<br />
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi tarafların isteği üzerine kurulması gereken seçimlik bir mal rejimidir. Buna göre, ayrılık veya ölüm halinde eşler arasında eşit olarak paylaştırılacak mallar şunlardır: rejimin kurulmasından sonra edinilen ailenin ortak olarak kullandığı ve yararlandığı mallar ile ailenin geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar.</p>
<p>İlk bakışta adil gibi görünen bu rejim, istismara açıktır. Nelerin ailenin ortak kullanımına, nelerin de işyeri veya ticari kullanıma ait olduğu belirsizdir. Ayrıca yukarıdaki önemli notta belirtilen hususlardan “Paylaştırmada işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir” maddesi burada da geçerlidir. Örneğin eşinden mal kaçırmak isteyen bir koca, ortak konut dışında evler alarak, boşanma durumunda bu evlerin ticari amaçlı olduğunu söyleyerek paylaşıma dahil edilmemesini isteyebilir. Aynı şekilde tarımla uğraşan bir koca, traktörünün paylaşım dışı tutulmasını isteyebilir. Böyle durumlarda bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden taraf bunu kanıtlamak zorundadır.<br />
Mal ortaklığı rejiminin kabul edilmesi halinde, eşler kişisel sayılan mallar dışında kalan ve mal ortaklığına giren mallara ve gelirlere ortaklaşa sahip olurlar ve hiçbiri hissesine bağımsız olarak tasarruf edemez (harcama yapamaz). Eşlerin kişisel mallarının gelirleri de genel mal ortaklığı rejimine dahildir.</p>
<p><strong>Eşlerden birinin, kendi payına ait malvarlığı borca batmış veya haczedilmişse,</strong><br />
Diğer eşe ait malvarlığını tehlikeye atmışsa,<br />
Evlilik birliğine ait mallar üzerinde bir tasarruf işlemi yapması haksız bir sebeple engelleniyorsa,<br />
Diğerine malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermiyorsa,<br />
Ayırt etme gücü sürekli yoksa, O zaman diğer eş mal ayrılığı rejimine geçilmesini isteyebilir. Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur.</p>
<p><strong>YÜRÜRLÜK YASASININ 10. MADDESİ</strong><br />
<strong>Eski Medeni Kanun’da </strong>kendiliğinden geçerli olan rejim mal ayrılığıydı. Malları tapunun ve belgenin kimin üzerine olduğuna göre ayıran bu rejim, (Türkiye’de tapuların sadece %8’inin kadınların üzerine olduğu göz önüne alındığında) boşanma veya ölüm durumunda kadının aleyhine işliyordu. Kadın hareketi yıllarca daha eşitlikçi bir mal paylaşımını öngören ve böylelikle eşlerin evlilik birliğine kattıkları emeği de göz önüne alan, “edinilmiş mallara katılma” rejiminin kendiliğinden geçerli rejim olması için çaba harcadı.</p>
<p><strong>1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun ile</strong>, kadın hareketi çabalarının meyvelerini toplamaya başladı. Edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli rejim oldu. Ancak, Meclis’te son dakikada yapılan bir hamleyle, yasa bir darbe aldı. Mal rejiminin uygulanmasına ilişkin YÜRÜRLÜK YASASI’nın 10. maddesine göre, edinilmiş mallara katılma rejimi, 1 Ocak 2002’den itibaren geçerli sayılıyor ve bu tarihten sonra edinilen malları kapsıyor.</p>
<p>Bu tarihten önce evlenmiş eşler, yasayı evliliklerinin başından itibaren geçerli kılmak için, birlikte notere gidip bu rejime geçmek istediklerini belirten bir sözleşme yapmak zorundalar. Ve böyle bir sözleşme yapmak için sadece 31 Aralık 2002’ye kadar süreleri var. Kadın hareketi, maddenin bu şekilde geçmemesi için çok çaba sarfetti ancak Meclis’in kararlı direnişini aşamadı.</p>
<p><strong>SONUÇ:</strong><br />
EVLİLİK İÇİNDE, 1 OCAK 2002’DEN SONRA EDİNİLEN MALLAR EŞİT PAYLAŞIMA TABİ. EVLİLİĞİN BU TARİHTEN ÖNCEKİ BÖLÜMÜNDE EDİNİLMİŞ MALLAR İSE:<br />
31 ARALIK 2002’YE KADAR SÖZLEŞME YAPILIRSA YENİ REJİME, YANİ EŞİT PAYLAŞIMA TABİ<br />
SÖZLEŞME YAPILMAZSA ESKİ REJİME TABİ Oysa kadın hareketinin önerdiği ve desteklediği gibi, yeni mal rejimi EVLİLİK TARİHİNDEN İTİBAREN geçerli olsaydı, ne böyle bir eşitsizlik, ne de böyle bir kargaşa söz konusu olacaktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bosanma-sonrasi-mal-paylasimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bekarlık sultanlıktır</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bekarlik-sultanliktir.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bekarlik-sultanliktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 01:34:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlığın avantajları]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlığın iyi yönleri]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlık]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlık iyimi]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlık neden iyidir]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlık sultanlık mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlık sultanlıktır]]></category>
		<category><![CDATA[bekarlıktan bıktım usandım]]></category>
		<category><![CDATA[evlenmeden önce]]></category>
		<category><![CDATA[evlenmelimi]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik iyimidir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=7921</guid>
		<description><![CDATA[
BEKARLIK SULTANLIK MIDIR
Çevremizdeki kişiler sürekli evliliklerinden yakınırlar buna rağmen bekarlara ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-7920" href="/ask/evlilik/bekarlik-sultanliktir.html/attachment/bekarlik-sultanlik"><img class="size-full wp-image-7920 alignleft" title="bekarlik sultanlik" src="/wp-content/uploads/2010/08/bekarlik-sultanlik.jpg" alt="" width="200" height="146" /></a><br />
<strong>BEKARLIK SULTANLIK MIDIR</strong><br />
Çevremizdeki kişiler sürekli evliliklerinden yakınırlar buna rağmen bekarlara acıyan gözlerle bakabiliyorlar. En yakın arkadaşınız kocasından nefret ederken ve kuzeniniz sürekli evliliğinin monotonlaştığından bahsederken; hala bekar olduğunuz için size acıyabiliyorlar. Peki gerçekten bekarlık sultanlıkmı yoksa yaş geçmeden bir an önce evlenmelimi. İşte uzmanların anket ve araştırmalarında ortaya çıkanlar. <strong>Bekar olmanın inanılmaz avantajları</strong>;</p>
<p>Bekarlık günleriniz hayatınızın en heyecanlı ve güzel dönemi aslında. Eğer bu fikre katılmıyorsanız sahip olduğunuz avantajlara bir kere daha göz atmaya ne dersiniz;</p>
<p>- Erkeklerin o hassas erkeklik egosunu hiçbir şekilde tatmin etmenize gerek yok. Bunun yerine yakın arkadaşlarınızın dertlerini dinleyebilir, onlarla birlikte ağlayabilirsiniz.</p>
<p>- Sürekli olarak epilasyon yapmanıza hiç gerek yok. Canınız istediği zaman ve istediğiniz şekilde tüylerinizden kurtulabilirsiniz.</p>
<p>- İç çamaşırlarınızı, kirli kıyafetlerinizi, çoraplarınızı saklamanıza gerek yok. Her şeyinizi evin herhangi bir köşesinde çıkartabilirsiniz.</p>
<p>- Dilediğiniz kadar eski eşyayı evinize yığabilirsiniz.</p>
<p>- İstediğiniz filmi istediğiniz saatte izleyebilirsiniz. DVD kiralamak için kimsenin fikrini almanıza gerek yok.</p>
<p>- Ailenize daha çok vakit ayırabilir, uzun zamandır yapmayı planladığınız şeyleri birlikte yapabilirsiniz.</p>
<p>- Bir partide ya da barda içiniz rahat olarak istediğiniz adamla flört edebilirsiniz. Sürekli arkanıza dönüp “Hayatım bak şurada arkadaşlarımla olacağım” demenize de gerek yok.</p>
<p>- Pembe dizileri, yemek ve dekorasyon programlarını kendinizi bütün kadınlar adına savunmanıza gerek kalmadan rahatlıkla izleyebilir ve bunlar üzerinde yorum yapabilirsiniz.</p>
<p>- Kız arkadaşlarınızla saatlerce telefonda sohbet edebilirsiniz.</p>
<p>- Erkek arkadaşlarına bira ve yemek ikram edip bütün gece boyunca seksi kadınlar hakkında atıp tutmalarını dinlemek zorunda değilsiniz.</p>
<p>- Bir yere davet edildiğinizde kimseye &#8220;olur mu?&#8221; diye sormanıza gerek yok. Karar sizin, gidin ve eğlenin.</p>
<p>- Hiç temiz çorabı kalmamış diye çamaşır yıkama derdiniz yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/bekarlik-sultanliktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>evliliğimi nasıl kurtarabilirim</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evliligimi-nasil-kurtarabilirim.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evliligimi-nasil-kurtarabilirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 23:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evliliği kurtarmak için ne yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[evliliği kurtarmanın formülü]]></category>
		<category><![CDATA[evliliği kurtarmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğim bitiyor]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğim bitmek üzere]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğim iyi gitmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğim kötüye gidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğimde mutlu değilim]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğimde mutsuzum]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğimi kurtarmak istiyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=7879</guid>
		<description><![CDATA[
EVLİLİĞİ KURTARMA YOLLARI
Bazen evlilikler yolunda gitmez. Eşler pek çok konuda ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-7878" href="/ask/evlilik/evliligimi-nasil-kurtarabilirim.html/attachment/evliligi-duzeltme"><img class="size-full wp-image-7878 alignleft" title="evliligi duzeltme" src="/wp-content/uploads/2010/08/evliligi-duzeltme.jpg" alt="" width="304" height="260" /></a></p>
<p><strong>EVLİLİĞİ KURTARMA YOLLARI</strong></p>
<p>Bazen evlilikler yolunda gitmez. Eşler pek çok konuda anlaşamazlar ve huzursuzluklar başlar. Hemen boşanmak yerine önerilerimize kulak verip evliliğinizi kurtarmayı denemeye ne dersiniz.</p>
<p><strong>2. yıl krizi</strong></p>
<p>Psikologlar evlilikte artık ilk 7 değil ilk 2 yılın tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan bir araştırma, evliliğin ilk 2 yılında duygusallıktan, uyum ve sevgiden ödün vermeyen çiftlerin bir ömür boyu birlikte olma ihtimallerinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor.</p>
<p>1991 yılında evlenen 156 çifti inceleyen bu kişilerin eşlerine karşı hissettiklerini, tavırlarını mercek altına alan ekip, &#8220;Çiftin boşanıp boşanmayacağı, ilk 24 ayda belli oluyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Kısa ayrılıklar</strong></p>
<p>Evlilik terapistlerinin çoğu ‘uzun evliliğin sırrı kısa süreli ayrılıklardır’ prensibinde birleşiyor. Uzmanlar her 2-3 yılda bir çiftlere 1 ila 5 ay arası değişen sürelerle ayrı kalmalarını öneriyor ve ‘tedavi amaçlı ayrılıkların’ mucizeler yarattığını söylüyor.</p>
<p>Uzmanlar, birlikteliğin ilk günlerindeki heyecanı, tutkuyu yakalamak için şu önerilerde de bulunuyor:</p>
<p><strong>Sizin için yaptıklarını bir hatırlayın</strong></p>
<p>Eşinize nasıl davranıyorsunuz? Ona, herhangi bir tanıdığa gösterdiğiniz ilgi ve sevecenliği gösteriyor musunuz?</p>
<p>Eğer takdir ve teşekkürün yerini ilgisizlik ve talepler aldıysa, tehlikeli bir noktadasınız demektir. Bu durumda yapılacak şey, eşinizin sizin için yaptığı şeyleri yapmaya mecbur olmadığını düşünmek.</p>
<p>Eşinizin sizin için her gün yaptığı şeylerin bir listesini çıkarın ve sonra kendi kendinize, bunların kaçı için ona teşekkür ettiğinizi bir sorun.</p>
<p>Basit bir teşekkürün birçok şeyi değiştirebileceğini unutmayın.</p>
<p><strong>Tahmincilik yapmayın</strong></p>
<p>Eşinizin düşündüğü ve duyduğu şeyleri tahmin etmekten vazgeçin çünkü hata yapabilir ve gereksiz yere kavgaya sebebiyet vermiş olursunuz.</p>
<p>Kaç kere karşımızdakinin hareketlerinden yanlış sonuçlar çıkardığımızı, gerçeği tesadüfen veya çok zaman sonra anladığınızı bir düşünün.</p>
<p>Çoğu kez eşimize, doğru olmayan istekler yükleriz. Mesafeli duran bir eş sorunlu veya üzgün olabilir, unutmayın.</p>
<p><strong>Suçlamayın</strong></p>
<p>&#8220;Senin suçun&#8221; demek ne kadar da kolay! Yolunda gitmeyen bir olayda kendi suçunu aramaktan çok daha kolay kuşkusuz.</p>
<p>Suçlamak sorunları çözmez, çözmediği gibi birbiri ardına yeni suçlamalar getirir. Suçlamalar gerçeği görmeyi engeller ve istemeden de olsa incitici hakaretler doğurabilir.</p>
<p><strong>Evliliğinizi kurtarın </strong></p>
<p>Evliliğiniz istediğiniz gibi yürümüyor mu? O zaman size tavsiyemiz çok daha dikkatli davranmanız olacaktır.</p>
<p>* Birbirinizden korkmayın, çekinmeyin, utanmayın.</p>
<p>* Düşüncelerinizi, duygu ve kızgınlıklarınızı uygun sözcüklerle birbirinize aktarın.</p>
<p>* Birbirinizin sözünü kesmeden dinleyin.</p>
<p>* Konuşmalarınıza bir sevgi sözcüğüyle başlayın.</p>
<p>* Eşinizi sorgular ve suçlar tarzda soru sormayın.</p>
<p>* Duygularınız konusunda birbirinizi yargılamayın; duyguların tartışmasını yapmayın.</p>
<p>* Yalan söylemeyin; açık ve dürüst olun.</p>
<p>* Birbirinize &#8220;yalnız kalma&#8221; hakkı tanıyın.</p>
<p>* Eşinizin özel zevklerine ilginizi belli edin.</p>
<p>* Cinsel yaşamınıza yenilik getirin.</p>
<p>* Eleştirilerinizin yıkıcı olmamasına özen gösterin; eşinizin olumlu davranışlarını ödüllendirin.</p>
<p>* Akşam yemeklerinde bir arada olmaya, içten ve sıcak sohbetlerde bulunmaya gayret edin.</p>
<p>* Özel günlerinizi unutmayın. Sürprizler hazırlayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evliligimi-nasil-kurtarabilirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>romantik erkek</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/romantik-erkek.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/romantik-erkek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[birden ilgili davranan erkek aldatırmı]]></category>
		<category><![CDATA[evli erkek psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[evliliği kurtarma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[evliliği kurtarmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte erkeğin görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte erkek]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte erkek psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte erkekler ne ister]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[romantik]]></category>
		<category><![CDATA[romantik erkek]]></category>
		<category><![CDATA[romantik erkek nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[romantik erkekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=2970</guid>
		<description><![CDATA[
ROMANTİK BİR ERKEK İÇİN KÜÇÜK TÜYOLAR
Kadınlar sık sık, eşlerinin ciddi ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2969" href="/ask/evlilik/romantik-erkek.html/attachment/ask29"><img class="size-full wp-image-2969 alignleft" title="ask29" src="/wp-content/uploads/2010/03/ask29.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><br />
<strong>ROMANTİK BİR ERKEK İÇİN KÜÇÜK TÜYOLAR</strong><br />
Kadınlar sık sık, eşlerinin ciddi bir ilişkiye girdikten ya da evlendikten sonra değiştiğinden şikayet eder. Kur yapma döneminde tam bir prens hatta Romeo gibi davranan erkek evlenince birden kurbağaya döner.</p>
<p>Aşk dolu sözler, romantik yemekler bitmiştir, TV başından kalkmaz, konuşmaz, eskiden gözünüzün içine bakan adam, sizi artık görmez olur. Peki ne yapmalı da onu tekrar prense çevirmeli. İşte formüller:</p>
<p>Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 22&#8242;si ilişkileriyle ilgili şöyle düşünüyor: &#8220;Gün geçtikçe birbirimizle daha az konuşur hale geldik. Artık benimle hiç ilgilenmiyor&#8230;&#8221; Oysa erkekler, aşık oldukları ilk günlerde genellikle gerçek bir beyefendi gibi davranırlar. Aşkını ispatlayan küçük sürprizler yapar, eve ya bir çiçek ya da sizi akşam yemeği için restorana götürme teklifiyle gelirler. Bunlarla yetinmeyip, mutfakta bile size yardım ederler. Ancak evlilik ilerledikçe her şey değişmeye başlar. Eşiniz her geçen gün eve biraz daha geç gelir ve akşamları, hatta hafta sonları sürekli TV karşısında oturmayı tercih eder.</p>
<p><strong>Neden değişiyorlar. </strong></p>
<p>Eşinize, artık eskisi gibi olmadığını söylediğinizde, mutlaka &#8220;Ama benim de kafamı dinlemeye ihtiyacım var&#8221; der. Üstelik bir de sizden hizmet bekler: &#8220;Sevgilim, biraz fındık getirsene. Canım bir bardak su versene&#8230;&#8221; ve sonunda hayalinizdeki prens, yorgun bir kurbağaya dönüşür. Alman psikolog Michael Thiel, buna hiç şaşırmıyor:</p>
<p>&#8220;Kadınlar sık sık, erkeklerin ciddi bir ilişkiye girdikten sonra garip bir değişim yaşadıklarından yakınıyor. Çünkü erkekler kur yapma döneminde tek bir hedefe kilitleniyor: Genlerini yeni kuşağa aktarabilmek için dişiyi kazanmak! Bunun temelinde de biyolojik bir motivasyon yatıyor. Kadın ise bu davranışı, erkeğin duyduğu sevginin göstergesi olarak yorumluyor ve hep öyle kalmasını istiyor. Erkek ise kadına egemen olduktan sonra, başka bir program işlemeye başlıyor. Sadece &#8216;sorumlu aile reisi&#8217; görevini üstleniyor ve onun dışındaki her şeyi görmezden geliyor.&#8221;</p>
<p><strong>Bu taktikleri kullanın </strong></p>
<p>Sevgili eşinizi o çok sevdiği koltuğundan uzaklaştırmak aslında hiç de kolay değil. Ama Thiel, bu zor görev için 3 &#8216;harekete geçirme&#8217; taktiği öneriyor:</p>
<p><strong>1) </strong>Televizyonunuzun arıza yapmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için bir televizyon tamircisinden yardım isteyin. Belki o zaman eşiniz, sizinle birlikte sinemaya gitmeyi ya da bir bisiklet turuna çıkmayı kabul eder.</p>
<p><strong>2)</strong> Göğsüne tabancayı dayayın, tabii ki mecazi anlamda. Ona, televizyonu kapatmasını yoksa tek başınıza dışarı çıkacağınızı söyleyin.</p>
<p><strong>3)</strong> Çekici iç çamaşırı ya da yaratıcı fantezilerle, o eski baştan çıkarma taktiğini uygulayın. Belki de bu şekilde oturduğu yerden kalkar.</p>
<p>Tabii bütün bunların yanı sıra daha kalıcı çözümlere de başvurabilirsiniz. Ancak bunun için kadının, erkeğe odaklı ilgisini başka alanlara yönlendirmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Kendinizi ağırdan satın </strong></p>
<p>Kadın, dişiyle tırnağıyla kendini eşine ve evliliğine adarsa, erkek haklı olarak, ilişki için hiçbir çaba göstermek zorunda olmadığını düşünür. Kendini çok güvende hisseder ve ilgisiz davranır. Kadınlar kendilerini biraz geri çekmeli ve arada sırada kız arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli.</p>
<p><strong>Onunla konuşun </strong></p>
<p>Soğuk algınlığı geçiren ilişkiler için en iyi ilaç, daha iyi bir &#8216;iletişim&#8217;. Sadece bir şeylerin değişmesini ümit ederek beklemeyin. Sizi rahatsız eden şeyleri ve isteklerinizi kesin ve net bir dille ona anlatın.</p>
<p>&#8220;Hep televizyonun karşısında oturuyorsun&#8221; demek yerine, &#8220;Birlikte fazla vakit geçiremediğimiz için üzülüyorum. Seninle dansa gitmeyi çok özledim&#8221; diyebilirsiniz. Sözlerinizi bu şekilde ifade ederseniz, eşiniz bunları &#8216;söylenme&#8217; olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine saldırılmış olarak da hissetmez ve davranışını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.</p>
<p><strong>Onu bol bol övün </strong></p>
<p>Ne yazık ki kadın ve erkek, olayları hep farklı şekillerde yorumlar. Örneğin, sabahleyin özenerek yatağını yapan bir erkek, bunun kendisi için bir artı puan olduğunu düşünürken, bu arada alışverişe gidip gelmiş, evi temizlemiş ve bulaşığı yıkamış olan kadın &#8220;Nihayet o da bir şeyler yapıyor&#8221; diye aklından geçirir. Erkek, yaptığı şeyle gurur duyarken, kadın bunu zorunluluk olarak görür. Bu durumda orta noktayı bulmak gerekiyor, örneğin; erkek spor programını izlemek yerine bulaşık yıkıyorsa, sıkı bir övgüyü hak ediyor demektir. Deneyin, etkisini mutlaka gösterecektir.</p>
<p><strong>Annesi gibi davranmayın </strong></p>
<p>Erkekler kendileriyle ilgilenilmesinden hoşlanırlar. Ancak, olayı abartmayın. Onu şımartmaktan vazgeçin. Ne de olsa onun annesi değilsiniz. Atıştırmak için istediği şeyi, mutfağa gidip kendisi de getirebilir. Hem de bu arada biraz hareket etmiş olur. Her dediğini yapmaya kalkmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/romantik-erkek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>evlilikte heyecan</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilikte-heyecan.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilikte-heyecan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 00:56:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşkta cinsellik nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte aşk bitermi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsel isteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte haraket]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte heyecan]]></category>
		<category><![CDATA[evlililte aşk bitince]]></category>
		<category><![CDATA[sekste tutkuyu yakalamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=2922</guid>
		<description><![CDATA[EVLİLİKTE AŞK HAYATINI VE HEYACANI ARTIRMAK İÇİN
Evlilik uzmanları, uzun süredir ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-2945" href="/ask/evlilik/evlilikte-heyecan.html/attachment/ask23-2"><img class="size-full wp-image-2945 alignleft" title="aşk23" src="/wp-content/uploads/2010/03/aşk23.jpg" alt="" width="250" height="175" /></a><strong>EVLİLİKTE AŞK HAYATINI VE HEYACANI ARTIRMAK İÇİN</strong></p>
<p><strong>Evlilik uzmanları</strong>, uzun süredir aynı evde yaşayan çiftlerin en fazla cinsel hayatlarındaki monotonluktan şikâyetçi olduğunu ifade ediyor. Aynı yatağı, aynı bütçeyi, aynı aile çevresini paylaşan eşler, bir süre sonra birbirlerini sadece &#8220;hayat arkadaşı&#8221; olarak görüyorlar.</p>
<p><strong>Ateşli aşk geceleri</strong>, tutkulu öpüşmeler geride kalıyor. Oysa bazı ipuçları sayesinde cicim aylarını yeniden yaşamanız mümkün. Sadece kendinize, eşinize ve cinselliğe daha fazla zaman ayırıp özen göstermeniz gerekiyor. Aşk hayatını renklendirip <strong>heyecanı tutkuyu yakalamak</strong> için öneriler:</p>
<p><strong>1) Fantezileri paylasın</strong></p>
<p>Öncelikle fantezilerinizi utanmadan eşinizle paylasın. Hem erkekler, hem de kadınlar eşlerini rahatsız edeceklerinden korktukları için isteklerini açıklamaktan kaçınıyorlar. Çekiniyorsanız ilk olarak eşinizin fantezilerini dinlemekle ise başlayın. Ondan cesaret alarak kendinizinkileri de daha kolay anlatırsınız. O zamana kadar çiğnemekten çekindiğiniz kuralları yeniden gözden geçirin. Bunları çiğnemek heyecanınızı arttırabilir. Örneğin ışık açıkken sevişmek, birlikte banyo yapmak gibi. Ya da aşk yaptığınız mekânı değiştirmek.</p>
<p><strong>2) Cinsel oyunlar</strong></p>
<p>Kendinize baştan çıkarıcı iç çamaşırları, parfümler alın. Cinsellikte kokunun ve görsel unsurun önemli olduğunu göz ardı edemezsiniz.</p>
<p>Daha sonra ikinci aşamaya geçin yani eşinizin önünde striptiz yapmak gibi cinsel oyunlar deneyin. Bu hem sizi, hem de eşinizi heyecanlandıracaktır.</p>
<p>Eşiniz ve kendiniz arasında geçen erotik bir ask hikâyesi yazın. Daha sonra bunu onun okuyabileceği bir yere bırakın. Eşiniz hikâyede geçenleri gerçekleştirmek isteyebilir.</p>
<p><strong>3) Romantik bir ortam </strong></p>
<p>Yalnız kaldığınızda heyecanlanmanızı sağlayacak mum ışığında yemek yemek, romantik müzikler dinlemek, erotik film seyretmek gibi yöntemleri deneyin. Baş başa kalma fırsatı yakaladıysanız bu süreyi okul aile birliğinin faaliyetlerini konuşmak yerine birbirinize iltifat ederek geçirin.</p>
<p><strong>4) Farklı bir mekân</strong></p>
<p>Kenara biraz para ayırarak bir otel odası kiralayın. Cinsellikte mekân değişimi de oldukça önemlidir. Değişik bir gece geçirmeniz, farklı bir yatak ikinizi de heyecanlandırabilir. Eğer bunu yapamıyorsanız yatak odanızdaki eşyaların yerini değiştirin.</p>
<p><strong>5) Öpüşmenin önemi</strong></p>
<p>Ön sevişmeyi uzatın. Eşinizi daha önce hiç öpmediğiniz şekillerde öpmeye çalısın. Dudaklarının çevresinde, ağzında ve dilinde en fazla zevk aldığı noktayı keşfetmeye çalısın. Evli çiftler genellikle öpüşmenin önemini kavrayamıyorlar. Öpüşmenin olmadığı bir ön sevişme düşünülemez. Ön sevişmenin olmadığı ya da kısa tutulduğu bir cinsellik de oldukça kurudur.</p>
<p><strong>6) Birkaç küçük detay</strong></p>
<p>Hayal gücünüzü kullanın. Cinsel hayatınıza krema, saten yastık, kadife ip gibi oyuncaklar katmanız ikinizi de hiç beklemediğiniz şekilde heyecanlandırabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilikte-heyecan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>evlilik aşkı bitiriyormu</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilik-aski-bitiriyormu.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilik-aski-bitiriyormu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 23:58:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk bitermi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk nasıl biter]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı bitiren]]></category>
		<category><![CDATA[evli aşıklar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik aşkı bitirirmi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik ve aşk]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikaşkı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[
AŞKI BİTİREN EVLİLİK Mİ, EVLİLİĞİ BİTİREN AŞK MI?
Her tür birlikteliğin ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-867" title="aşk44" src="/wp-content/uploads/2009/11/aşk44.jpg" alt="aşk44" width="286" height="200" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">AŞKI BİTİREN EVLİLİK Mİ, EVLİLİĞİ BİTİREN AŞK MI?</p>
<p></span><span style="color: #800080;">Her tür birlikteliğin başlangıcında, aşkın büyüsüyle, olumsuz yanlar ya görülmüyor, ya da görmezden geliniyor veya tüm olumsuzluklar büyük ustalıkla gizleniliyor. Bir perde aslında aşk gözlerde, evlilik bitiriyor aşkı, ömrü birkaç yıl deniliyor. </span></p>
<p><span style="color: #800080;">***Değil aslında. Evlilik değil aşkı bitiren. Rahatlıyor kişiler evlenince, bırakıyorlar kendilerini ve o özenle gizledikleri gerçek kişiliklerini ortaya çıkartıyorlar. Ve ortaya çıkan, sergilenenler de, o güne dek oluşundaki gibi, istenilen doğrultuda olmayışından, o güzellikler yok oluyor birer birer, büyü bozuluyor. Bazen de değişmiyor kişi aslında, dedim ya aşk bir perde gözlerde diye. Aşkın, özlenenlerin büyüsüyle, perdeye yansıyanlar aynı ışığın gerçeği daha büyük yansıtması gibi perde üstüne, gözlerimize yüreğimize, o kişiyi, ondaki değerleri olduğundan fazla yansıtıyor, daha büyük yansıtıyor kendisini tüm yönleriyle ve biz de daha farklı daha değerli algılıyoruz. Bazen olmayanları bile var görüyoruz ışığın yanıltışıyla. Işık sönüyor, gölgeler yok oluyor, gerçekle kalıyoruz . İşte o noktada anlayıp fark ediveriyoruz aşkın bittiğini ki belki de yoktu bile aşk denen şey. </span></p>
<p><span style="color: #800080;">***Bazen de özlemlerimizi giydiriyor, ete kemiğe büründürüp, olmayanı var sayarak avutuyoruz kendimizi!</p>
<p>O perde kalktığında görünenler halâ aynıysa, ya da o süreçte kişisel özellikler sevilesiyse, bitse de aşk, yerini sevgiye terk ediyor sessizce, biz halâ aşk da desek adına.</p>
<p>Ya da alışkanlık oluyor o birliktelik süreç içerisinde veya her şeye rağmen vazgeçememek bir şeylerden, belki de, kaybedileceklerin kaygısıyla sürdürmek o birlikteliği yeni kararlarla.</p>
<p>Bu defa değiştirme çabaları umutlanarak ve bekleyerek, o isteğimiz doğrultusundaki o büyük değişimi. Yeni bir insan yaratmak, var olandan farklı olmaya zorlamak isteğimizce karşımızdakini ve hiç mi hiç dönüp bakmamak kendimize, hesaplaşıp yargılamamak kendimizi bu süreçte. Hep aynıydık, halâ aynıyız ve hiçbir kusurumuz olmaksızın mükemmeliz yanılgısıyla.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-866" title="aşk45" src="/wp-content/uploads/2009/11/aşk45.jpg" alt="aşk45" width="354" height="400" /></span></p>
<p><span style="color: #800080;">***Fakat karşımızdaki de aynı endişe ve çabalar içinde oluşundan, başlıyor tartışmalar, hakimiyet savaşları ve sadece karşımızdakinde değişimler bekleyerek, kendimizden hiç ödün vermesiz.</p>
<p>Bazen de görülüp biliniyor tüm gerçekler tüm çıplaklığıyla; bir görsel beğeni, ya da bir şeylerin hesabı, çıkarıyla ben bunu değiştiririm diye çıkılıyor yola en büyük yanılgıyla. Özlenen, beklenen değişimin asla ve asla olamayacağının bilinçsizliğiyle. Ya da o kişi, ulaşılası savaşıma değer nitelikteyse, öyle görülüyorsa ya da, niye kendimi değiştirmeye çalışmakla başlamıyorum bu sürece diye sorgulamasız.</p>
<p>Ve de sahip olma çabaları hayatımızdaki kişiye, hatta soluk aldırmasız, hayatının tam orta yerinde ve her yerinde olma isteği. Farkına varamamak, bağlı olmakla, bağımlı olmanın çok farklı şeyler olduğunun ve aynı şey zannetmek yanılgısında olduğumuzun. Aymazlığımız ve de, hiçbir şeye, ama hiçbir şeye bütünüyle sahip olamayacağımızın.</span></p>
<p><span style="color: #800080;">***Sonra da frenlenemez huzursuzluklar yaşam boyu, kaybetmekten korkarak daha bir sarılma, daha bir sahiplenmeler, bunaltmalar karşısındakini. Sonuçta da tam tersi sonuca ulaşmalar; sıktıkça kaçmalar, bağlamaya çalıştıkça kopmalar, sahiplendikçe kaybetmeler ve kaçınılmaz son!</span></p>
<p><span style="color: #800080;">***Galiba; özgürlük, sahip olmak, ait, bağımlı ve de bağlı olmak sözcüklerinin anlamını, ardından gerçekten ne istediğimizi ve beklediğimizi, sonrasında da ilişkilerle birlikte, öncelikle de kendimizi, tekrar tekrar sorgulayıp, sağlıklı düşünemedikçe, bu hataya hep düşeceğiz!</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/evlilik-aski-bitiriyormu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>erkekler nasıl bir kadınla evlenmek ister.</title>
		<link>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/erkekler-nasil-bir-kadinla-evlenmek-ister.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/erkekler-nasil-bir-kadinla-evlenmek-ister.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 22:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek nasıl kadın sever]]></category>
		<category><![CDATA[erkek nasıl kadınlarla evlenir]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ve evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlenilecek kadın tipi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=533</guid>
		<description><![CDATA[
Erkekler Evlenecekleri Kadını Seçerken Nelere Dikkat Ederler?
1- Kendine güvenen kadın ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-532" title="ask13" src="/wp-content/uploads/2009/11/ask13.jpg" alt="ask13" width="220" height="220" /><br />
<span style="color: #ff00ff;">Erkekler Evlenecekleri Kadını Seçerken Nelere Dikkat Ederler?</span></p>
<p><span style="color: #ff00ff;">1- </span><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff00ff;">Kendine güvenen </span>kadın her zaman erkeklerin tercihidir.<br />
Duruşu, oturuşu, bakışı ve konuşması ile güven veren kadınlar çoğunlukla erkelerin dikkatini çeker. Fakat keşfetme duygusuna sahip erkekler çekingen, mesafeli kadınlardan etkilenebiliyorlar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff00ff;">2</span>-Kendisine <span style="color: #ff00ff;">güzel çocuklar</span> vereceğini düşündükleri kadınlar</span>, evlilik için önemli bir tercih konusudur.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">3- </span><span style="color: #ff00ff;">Tutkulu</span>, işveli cilveli kadınlar her zaman erkeğin gözdesi olmuştur.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">4-</span> Biraz çılgın ve <span style="color: #ff00ff;">özgür kadın</span>ları severler.<br />
Cesur giyim tarzı kadının özgürlüğü sevdiğini gösterir. Giyim tarzınız fiziksel özelliklerinize ve karakterinize uygun değilse hemen anlaşılır.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">5- </span>Saçlarınıza dikkat edip bakımlı bir kadın olup olmadığınızı anlarlar. Uzun ve <span style="color: #ff00ff;">bakımlı saçlar</span>a sahip kadınlar erkekler için evlenilecek kadın tipidir.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-534" title="aşk14" src="/wp-content/uploads/2009/11/aşk14.jpg" alt="aşk14" width="185" height="200" /><br />
<span style="color: #ff00ff;">6-</span> Kokunuz her zaman için önemlidir. Kadının <span style="color: #ff00ff;">ten kokusu</span>nu alan erkek hemen etkilenir. Bu yüzden ağır parfüm kokuları tercih edilmez.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">7- </span>Giyiminiz hemen erkeğin dikkatini çeker. Kıyafetlerinize bakarak savurganmıı <span style="color: #ff00ff;">tutumlu</span>musunuz anlarlar .</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">8-</span> Beraberken seçtiğiniz yer ve yemek seçimi, tavır ve davranışlarınızdan <span style="color: #ff00ff;">kaprisli</span> zor birimisiniz anlarlar. Erkekler her zaman rahat ve <span style="color: #ff00ff;">mütevazi </span>kadınlardan hoşanırlar.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">9- </span>Erkekler <span style="color: #ff00ff;">yaşama sevinci </span>yüksek kadınlardan hoşlanırlar. İyimser olup olmadığınızı ilk görüşmede anlarlar. İlk tanışmada yüz ifadeniz çok önemlidir. Çatık kaşlar kemirilen dudaklar, yenmiş tırnaklar erkekleri ürkütür.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">10- </span>Bir erkek sizi ilk görüşte arkadaşlarınızla sohbet ederken, eğlenirken görüyorsa ona <span style="color: #ff00ff;">bağımlı olma</span>yacağınızı anlıyor.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">11- </span>Hayatı olduğu gibi kabul eden <span style="color: #ff00ff;">şikayet etmeyen </span>kadınları tercih ederler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/ask/evlilik/erkekler-nasil-bir-kadinla-evlenmek-ister.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

 Served from: kadinlariz.com @ 2016-04-05 00:47:57 by W3 Total Cache -->